Kalkınma, günümüzde yalnızca ekonomik büyüme ile açıklanabilecek bir kavram olmaktan çıkmış; eğitim, bilim, teknoloji, insan kaynağı, yenilikçilik, sürdürülebilirlik ve sosyal refah gibi çok boyutlu bileşenleri kapsayan bütüncül bir gelişim anlayışına dönüşmüştür. Bu bağlamda eğitim, bireysel gelişimin yanı sıra toplumsal dönüşümün, ekonomik üretkenliğin ve bölgesel rekabet gücünün temel belirleyicilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın dördüncü hedefi olan "Nitelikli Eğitim", diğer tüm kalkınma hedeflerinin gerçekleştirilmesinde temel bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle Malatya'nın sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi, eğitim sisteminin niteliğinin artırılması ve bilgi temelli kalkınma anlayışının benimsenmesiyle doğrudan ilişkilidir.
Malatya, tarih boyunca eğitim, ticaret, tarım ve kültür alanlarında Doğu Anadolu Bölgesi'nin önemli merkezlerinden biri olmuştur. Günümüzde ise güçlü eğitim altyapısı, yükseköğretim kurumları, mesleki eğitim merkezleri, araştırma kapasitesi ve yetişmiş insan kaynağıyla bölgesel kalkınmanın öncü şehirlerinden biri olma potansiyeline sahiptir. Bu potansiyelin etkin biçimde değerlendirilmesi; Millî Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, üniversiteler, yerel yönetimler, kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının ortak vizyonuyla mümkündür.
Modern kalkınma teorileri, sürdürülebilir ekonomik ve sosyal gelişimin temelinde nitelikli insan kaynağının bulunduğunu ortaya koymaktadır. Malatya'nın geleceği açısından en önemli yatırım alanı eğitim yoluyla yetiştirilen beşerî sermayedir.
Bu doğrultuda;
okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması,
temel eğitimde akademik niteliğin artırılması,
yabancı dil yeterliliklerinin geliştirilmesi,
dijital becerilerin kazandırılması,
eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerinin desteklenmesi,
yaşam boyu öğrenme kültürünün güçlendirilmesi
bölgesel kalkınmanın temel dinamikleri arasında yer almaktadır.
Nitelikli insan kaynağı yalnızca iş gücü piyasasının ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayacak; aynı zamanda bilim, teknoloji ve girişimcilik alanlarında Malatya'nın rekabet gücünü artıracaktır.
Bilgi ekonomisinin geliştiği günümüzde şehirlerin kalkınma düzeyleri, sahip oldukları doğal kaynaklardan çok bilgi üretme kapasiteleriyle ölçülmektedir.
Bu nedenle Malatya'da;
bilimsel araştırmaların desteklenmesi,
teknoloji geliştirme merkezlerinin yaygınlaştırılması,
yapay zekâ araştırmaları,
veri bilimi,
biyoteknoloji,
sağlık teknolojileri,
eğitim teknolojileri,
tarım teknolojileri
gibi stratejik alanlarda akademik çalışmalar teşvik edilmelidir.
Üniversitelerde üretilen bilimsel bilginin sanayiye aktarılması, patent ve teknoloji geliştirme süreçlerinin desteklenmesi, Malatya'nın yüksek katma değerli üretim kapasitesini güçlendirecektir.
Malatya'nın ekonomik yapısı dikkate alındığında mesleki eğitimin güçlendirilmesi stratejik önem taşımaktadır.
Kayısı üretimi başta olmak üzere;
tarım teknolojileri,
gıda sanayi,
tekstil,
makine teknolojileri,
bilişim,
yazılım,
sağlık hizmetleri,
yenilenebilir enerji,
lojistik
alanlarında sektör odaklı mesleki eğitim modelleri geliştirilmelidir.
Meslek liseleri ile Organize Sanayi Bölgesi arasında kurulacak güçlü iş birlikleri öğrencilerin mezuniyet sonrasında istihdam edilmesini kolaylaştıracaktır.
Üniversiteler, şehirlerin kalkınma süreçlerinde yalnızca eğitim veren kurumlar değil; aynı zamanda araştırma, inovasyon ve toplumsal gelişimin merkezidir.
Malatya'da yükseköğretim kurumlarının;
uluslararası araştırma projeleri,
TÜBİTAK destekleri,
Avrupa Birliği projeleri,
teknoloji transferi,
girişimcilik merkezleri,
akademik yayınlar,
patent çalışmaları
gibi faaliyetleri artırılmalıdır.
Ayrıca üniversite–sanayi–kamu iş birlikleri kurumsal bir yapıya dönüştürülerek bilgi ekonomisine katkı sağlayacak sürdürülebilir modeller oluşturulmalıdır.
Malatya'nın eğitim temelli kalkınma vizyonunda dijital dönüşüm önemli bir yer tutmaktadır.
Geleceğin eğitim sisteminde;
yapay zekâ destekli öğrenme,
büyük veri analizi,
dijital ölçme değerlendirme,
kodlama,
robotik,
siber güvenlik,
artırılmış gerçeklik,
sanal laboratuvarlar
eğitim süreçlerinin ayrılmaz parçaları olacaktır.
Bunun yanında öğretmenlerin dijital yeterliliklerinin artırılması ve öğrencilerin dijital vatandaşlık becerilerinin geliştirilmesi sürdürülebilir kalkınma açısından büyük önem taşımaktadır.
6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler, eğitim altyapısının dayanıklılığının bölgesel kalkınma açısından ne kadar önemli olduğunu göstermiştir.
Bu nedenle;
güvenli okul binaları,
afet eğitimleri,
kriz yönetimi,
psikososyal destek,
afet lojistiği,
dijital eğitim sürekliliği
gibi alanlarda kurumsal kapasite artırılmalıdır.
Dirençli eğitim sistemi, sürdürülebilir kalkınmanın vazgeçilmez unsurlarından biridir.
Malatya'nın kalkınma hedefleri yalnızca ulusal değil uluslararası düzeyde de değerlendirilmelidir.
Bu doğrultuda;
Erasmus+,
eTwinning,
Horizon Europe,
COST,
UNESCO,
UNICEF,
OECD
gibi uluslararası programlara katılım artırılmalıdır.
Uluslararası akademik iş birlikleri sayesinde hem eğitim kalitesi hem de bilimsel üretim kapasitesi gelişecektir.
Sürdürülebilir kalkınmanın önemli bileşenlerinden biri çevresel sürdürülebilirliktir.
Malatya'da;
sıfır atık,
enerji verimliliği,
su yönetimi,
döngüsel ekonomi,
biyolojik çeşitlilik,
iklim değişikliği,
yeşil okul uygulamaları
eğitim sisteminin temel bileşenleri hâline getirilmelidir.
Bu sayede çevresel farkındalık yalnızca öğrencilerde değil toplumun tüm kesimlerinde yaygınlaştırılacaktır.
Kalkınma yalnızca ekonomik göstergelerle sınırlı değildir. Malatya'nın kültürel mirası, sanatsal birikimi ve toplumsal değerleri eğitim yoluyla gelecek nesillere aktarılmalıdır. Okullarda kültürel miras bilinci, sanat eğitimi, müzik, edebiyat, tiyatro ve geleneksel el sanatlarına yönelik etkinlikler desteklenmeli; öğrencilerin yaşadıkları şehre aidiyet duyguları güçlendirilmelidir. Böylece eğitim, kültürel sürekliliğin korunmasına ve toplumsal bütünleşmeye katkı sağlayacaktır.
Bilgi çağında şehirlerin gelişimi, doğru ve güvenilir bilgiye erişim kapasitesiyle yakından ilişkilidir. Malatya Eğitim Ağı, ilin eğitim ekosistemini dijital ortamda bir araya getiren, bilgi paylaşımını hızlandıran ve eğitim alanındaki kurumsal hafızayı güçlendiren stratejik bir platform olarak önemli bir rol üstlenebilir. Platform aracılığıyla eğitim istatistikleri, akademik araştırmalar, stratejik raporlar, proje çağrıları, iyi uygulama örnekleri, öğretmen gelişim çalışmaları ve yükseköğretim faaliyetleri düzenli olarak paylaşılabilir. Böylece karar vericiler, araştırmacılar, eğitim yöneticileri ve vatandaşlar için güvenilir bir bilgi altyapısı oluşturulabilir.
Malatya'nın kalkınma sürecinde eğitim, yalnızca bireylerin akademik başarılarını artıran bir araç değil; aynı zamanda ekonomik büyümeyi destekleyen, toplumsal dayanışmayı güçlendiren, bilimsel üretimi teşvik eden ve yaşam kalitesini yükselten stratejik bir yatırım alanıdır. 2026–2030 döneminde Malatya'nın eğitim politikaları; kalite, erişilebilirlik, dijital dönüşüm, bilimsel üretim, uluslararasılaşma, sürdürülebilirlik ve yenilikçilik ilkeleri doğrultusunda şekillendirilmelidir. Kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının ortak sorumluluk anlayışıyla oluşturacağı güçlü iş birliği mekanizmaları sayesinde Malatya, yalnızca Doğu Anadolu Bölgesi'nin değil, Türkiye'nin eğitim, bilim ve bölgesel kalkınma alanında örnek gösterilen şehirlerinden biri olma potansiyelini daha da güçlendirecektir. Eğitim odaklı kalkınma yaklaşımı, Malatya'nın ekonomik refahını, sosyal bütünlüğünü ve uluslararası rekabet gücünü artıracak en değerli stratejik yatırım olarak görülmelidir.
Küresel ölçekte yaşanan ekonomik, teknolojik ve toplumsal dönüşümler, kalkınma anlayışını yalnızca ekonomik büyüme ekseninden çıkararak bilgi, teknoloji, yenilikçilik ve nitelikli insan kaynağı odaklı çok boyutlu bir yapıya dönüştürmüştür. Günümüzde şehirlerin rekabet gücü; sahip oldukları doğal kaynaklardan ziyade bilgi üretme kapasiteleri, eğitim altyapıları, araştırma ekosistemleri ve inovasyon performanslarıyla değerlendirilmektedir. Bu çerçevede Malatya, Doğu Anadolu Bölgesi'nin önemli eğitim merkezlerinden biri olarak sahip olduğu kurumsal yapı, yükseköğretim kapasitesi ve yetişmiş insan kaynağıyla TRB1 Bölgesi'nin kalkınmasında stratejik bir konuma sahiptir.
Bölgesel kalkınmanın sürdürülebilirliği; okul öncesinden yükseköğretime kadar uzanan güçlü bir eğitim sistemi, bilimsel araştırmaların desteklenmesi, teknoloji üretiminin teşvik edilmesi ve üniversite–sanayi–kamu iş birliğinin geliştirilmesiyle mümkün olmaktadır. Malatya'nın gelecek vizyonu da yalnızca eğitim hizmeti sunan bir şehir olmakla sınırlı kalmamalı; bilgi üreten, teknoloji geliştiren ve yenilikçi çözümler geliştiren bir eğitim ve araştırma merkezi olmalıdır.
TRB1 Bölgesi; Malatya, Elazığ, Bingöl ve Tunceli illerinden oluşan sosyoekonomik açıdan önemli bir kalkınma havzasıdır. Bölge, sahip olduğu üniversiteler, araştırma merkezleri, sanayi potansiyeli ve genç nüfusuyla Doğu Anadolu'nun bilgi temelli kalkınma süreçlerinde önemli bir rol üstlenmektedir. Bu bağlamda Malatya, yalnızca kendi il sınırları içinde değil; bölgesel ölçekte eğitim, sağlık, tarım, teknoloji ve girişimcilik alanlarında öncü bir merkez olabilecek potansiyele sahiptir.
Sezer (2025) tarafından TRB1 Bölgesi üzerine gerçekleştirilen çalışmada, bölgesel kalkınmanın yalnızca ekonomik yatırımlarla değil; bilim, teknoloji ve inovasyon sistemlerinin etkinliği ile üniversitelerin bölgesel gelişime katkıları doğrultusunda şekillendiği vurgulanmaktadır. Araştırmada ayrıca akademisyenler, kamu kurumları ve özel sektör arasında kurulacak iş birliklerinin bölgesel kalkınma politikalarının başarısını artıracağı ifade edilmektedir. Bu yaklaşım, Malatya'nın eğitim ve kalkınma stratejilerinin bütüncül bir anlayışla planlanması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Bilimsel bilgi üretimi, çağdaş kalkınmanın temel unsurlarından biridir. Üniversiteler yalnızca eğitim veren kurumlar değil; aynı zamanda araştırma geliştirme faaliyetleri, teknoloji üretimi, girişimcilik kültürü ve toplumsal katkı misyonuyla bölgesel kalkınmanın en önemli aktörleri arasında yer almaktadır.
Malatya'da faaliyet gösteren üniversitelerin araştırma merkezleri, teknoloji transfer ofisleri, teknopark yapılanmaları, girişimcilik merkezleri ve disiplinler arası araştırma laboratuvarları, bilgi ekonomisinin gelişmesine katkı sağlayacak stratejik yapılardır. Bu yapıların kamu kurumları ve özel sektörle daha güçlü ilişkiler kurması, üniversitelerde üretilen bilginin ekonomik ve toplumsal değere dönüşmesini sağlayacaktır.
Sezer'in (2025) araştırması da üniversitelerde yürütülen girişimcilik faaliyetleri, patent çalışmaları, marka geliştirme süreçleri ve uygulamaya dönük projelerin hem üniversitelerin bilimsel kapasitesini hem de bölgesel kalkınmayı destekleyen temel bileşenler arasında yer aldığını ortaya koymaktadır.
Malatya'nın sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi için eğitim politikalarının yalnızca akademik başarı göstergeleriyle değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleriyle birlikte ele alınması gerekmektedir. Bu kapsamda eğitim sisteminin temel amacı; araştıran, sorgulayan, teknoloji üreten, girişimcilik becerilerine sahip ve toplumsal sorunlara çözüm geliştirebilen bireyler yetiştirmek olmalıdır.
Millî Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, üniversiteler, kamu kurumları, yerel yönetimler, kalkınma ajansları, organize sanayi bölgeleri ve sivil toplum kuruluşları arasında kurulacak güçlü iş birlikleri sayesinde Malatya'da bilgi temelli bir kalkınma modeli geliştirilebilir. Böylece eğitim yalnızca bireysel gelişimin değil; ekonomik büyümenin, toplumsal refahın ve bölgesel rekabet gücünün de temel itici gücü hâline gelecektir.
Sefa SEZER
Avrupa Yetişkin Eğitimi Elektronik Platformu (EPALE) vizyonunun temel taşlarından biri olan hayat boyu öğrenme; bireylerin kişisel, sosyal ve mesleki gelişimlerini sürdürebilmeleri için her yaşta öğrenme imkânına erişmelerini hedefler. Türkiye’de bu vizyonun sahadaki en güçlü aktörlerinden biri olan Malatya Halk Eğitim Merkezleri, yaygın eğitim faaliyetleriyle her yıl binlerce vatandaşa meslekî beceri, yabancı dil ve kişisel gelişim eğitimleri sunmaktadır. Bu kurumsal altyapı, sivil toplum ve gönüllülük temelli girişimlerle desteklendiğinde bölgesel kalkınmada çarpan etkisi yaratmaktadır. Bu bağlamda, Malatya Eğitim Ağı (MEA), resmi yaygın eğitim ile sivil inisiyatifi buluşturan yenilikçi bir köprü işlevi görmektedir.
Kurumsal İş Birliği ve Fırsat Eşitliği
Malatya’daki Halk Eğitim Merkezlerinin sunduğu yaygın eğitim kursları, dezavantajlı gruplar dahil toplumun her kesimine hitap eden kapsayıcı bir yapıya sahiptir. Malatya Eğitim Ağı ise bu yapıyı dijital dünyada destekleyerek, gönüllü eğitimcilerin katkılarıyla dil eğitiminden akademik rehberliğe kadar geniş bir yelpazede ücretsiz öğrenme fırsatları sunmaktadır.
Erişilebilirlik ve Kapsayıcılık: Halk Eğitim Merkezlerinin örgün eğitim dışına kalmış bireylere sunduğu kurslar ile Malatya Eğitim Ağı’nın dijital ve fiziki tabanlı gönüllü seansları, bölgesel düzeyde eğitime erişimi kolaylaştırmaktadır.
Akademik ve Mesleki Gelişim: Sadece hobi kursları değil; dil eğitimi, teknoloji okuryazarlığı ve YKS gibi kritik dönemeçlerde sunulan rehberlik hizmetleri, bireylerin istihdam edilebilirliklerini artırmaktadır.
Yetişkin Eğitiminde Sivil İnisiyatifin Rolü
EPALE topluluğunun da önemle vurguladığı üzere, yetişkin eğitimi yalnızca resmi kurumların tekelinde yürütülemez; sivil toplum ve gönüllü hareketlerle desteklenmelidir. Malatya Eğitim Ağı, gönüllü eğitimcilerin bilgi birikimini doğrudan öğrenenlerle buluşturarak yaygın eğitimin kalitesini ve yaygınlığını artırmaktadır. Halk Eğitim Merkezlerinin köklü tecrübesi ile sivil ağların dinamik yapısının entegrasyonu, Malatya'da yetişkin öğrenmesi kültürünün kökleşmesine zemin hazırlamaktadır.
Gelecek Vizyonu
Malatya’da Halk Eğitim Merkezleri ve Malatya Eğitim Ağı ekseninde kurulan bu sinerji, yerel düzeyde hayat boyu öğrenme kültürünün sürdürülebilirliğini sağlamaktadır. Eğitimde fırsat eşitliğini ilke edinen, liyakati ve bilimsel kalkınmayı önceleyen bu tür ortaklıklar; hem bireysel potansiyeli ortaya çıkarmakta hem de Malatya’nın sosyal ve ekonomik kalkınma vizyonuna güçlü bir katkı sunmaktadır.
EPALE ekosisteminde benzer iyi uygulama örneklerinin artırılması, yetişkin eğitimi politikalarının yerel dinamiklerle harmanlanması açısından büyük önem taşımaktadır.
Sosyal Etki ve Toplumsal Katılımın Güçlendirilmesi
Malatya Eğitim Ağı (MEA) ve Halk Eğitim Merkezleri (HEM) arasındaki iş birliği, yalnızca bireysel öğrenme süreçlerine katkıda bulunmakla kalmayıp, aynı zamanda daha geniş bir sosyal etki yaratarak toplumsal katılımı ve dayanışmayı güçlendirmektedir. Bu entegre yaklaşım, yetişkin eğitimini sadece beceri kazandırma aracı olmaktan çıkarıp, aktif vatandaşlık ve sosyal uyum için bir platforma dönüştürmektedir.
1. Sosyal Uyum ve Toplumsal Bütünleşme
Malatya, demografik yapısı gereği farklı kültürel geçmişlere sahip bireyleri barındıran bir şehirdir. HEM'lerin sunduğu dil kursları (özellikle Türkçe eğitimi) ve uyum programları, MEA'nın dijital erişim ve gönüllü mentorluk ağıyla desteklendiğinde, sosyal uyum sürecini hızlandırmaktadır. Bu ortaklık, farklı kökenlerden gelen bireylerin birbirlerini anlamalarını, ortak bir öğrenme ortamında bir araya gelmelerini ve yerel topluma daha güçlü aidiyet hissetmelerini sağlar.
2. Gönüllülük ve Kuşaklararası Öğrenme
Malatya Eğitim Ağı'nın temelini oluşturan gönüllü eğitimciler modeli, toplumsal dayanışmanın en somut örneklerinden biridir. Emekli öğretmenler, üniversite öğrencileri ve alanında uzman profesyoneller, bilgi ve deneyimlerini HEM kursiyerleriyle paylaşarak kuşaklararası köprüler kurmaktadır. Bu süreç, gençlerin sosyal sorumluluk bilincini geliştirirken, yaşlı bireylerin dijital okuryazarlık gibi yeni beceriler kazanmasına ve toplumla bağlarının kopmamasına yardımcı olur.
3. Dezavantajlı Gruplara Erişimin Artırılması
Ekonomik veya coğrafi nedenlerle örgün eğitime veya geleneksel kurs merkezlerine erişmekte zorlanan dezavantajlı bireyler (engelliler, kırsal kesimde yaşayanlar, evden çıkamayan yaşlılar), bu ortaklığın odak noktasıdır. Malatya Eğitim Ağı'nın dijital platformları ve HEM'lerin gezici eğitim hizmetleri sayesinde, eğitim bu grupların ayağına götürülmektedir. Bu, eğitimde fırsat eşitliğini pratikte hayata geçirerek, toplumsal adaleti güçlendirir.
4. Girişimcilik ve Yerel Ekonominin Desteklenmesi
Halk Eğitim Merkezlerinde mesleki eğitim alan kursiyerler, MEA üzerinden dijital pazarlama, e-ticaret ve temel işletme becerileri konusunda mentorluk desteği alabilmektedir. Bu sinerji, özellikle ev eksenli üretim yapan kadınların ve genç girişimcilerin ürünlerini dijital pazarlarda sergilemelerine ve yerel ekonomiye katkı sağlamalarına olanak tanır. Mesleki bilginin dijital beceriyle harmanlanması, bölgedeki istihdam edilebilirliği artırır.
SONUÇ OLARAK
Malatya Halk Eğitim Merkezleri ve Malatya Eğitim Ağı arasındaki bu stratejik ortaklık, eğitimin dönüştürücü gücünü kullanarak daha kapsayıcı, dayanışmacı ve dirençli bir Malatya toplumu inşa edilmesine katkı sağlamaktadır. Bu model, EPALE'nin savunduğu "öğrenen topluluklar" kavramının yerel düzeyde hayat bulmuş başarılı bir uygulamasıdır.
Dr. Sefa SEZER
Kaynak: EPALE
https://epale.ec.europa.eu/tr/blog/malatyada-hem-ve-sivil-girisim-sinerjisi-egitim-agi
Erken Çocukluktan Yetişkin Eğitimine Bir Bakış : Malatya İli Örneği
Modern kalkınma paradigmaları, ekonomik büyümenin yanı sıra beşeri sermayenin niteliğine ve bu sermayenin toplumsal tabana adil bir şekilde yayılmasına odaklanmaktadır. Eğitim, bireylerin potansiyellerini gerçekleştirmelerinin en temel aracıdır. Ancak bu aracın işlevsel olabilmesi, fırsat eşitliği ilkesiyle desteklenmesine bağlıdır.
Malatya gibi göç alan, tarım ve ticaretin yanı sıra sanayileşme süreçlerini yaşayan, aynı zamanda yakın dönemde büyük afetler ve sosyolojik dönüşümler tecrübe etmiş şehirlerde, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması kritik bir önem taşır. Fırsat eşitliği yalnızca okul çağındaki çocukları değil; dezavantajlı kadınları, kırsal alanda yaşayan bireyleri ve mesleki yeterliliğini artırmak isteyen yetişkinleri de kapsayan kesintisiz bir süreci ifade etmelidir.
1. Eğitimin Temeli: Erken Çocukluk Eğitiminde Erişilebilirlik
Eğitimde fırsat eşitliğinin miladı, okul öncesi eğitimdir. Nörobilimsel araştırmalar, insan beyin gelişiminin en yoğun olduğu dönemin erken çocukluk evresi olduğunu göstermektedir.
Dezavantajlı çevrelerden gelen çocukların erken çocukluk eğitimine erişimi, ilerleyen eğitim kademelerindeki başarı uçurumunu kapatmada en etkili faktördür.
Malatya’nın merkez ve kırsal ilçeleri arasındaki anaokulu/kreş imkânlarının dengelenmesi, dezavantajlı ailelerin çocuklarının eğitime eşit şartlarda başlamasını sağlayacaktır.
Bu bağlamda, kırsal mahallelerde ve merkezi dezavantajlı bölgelerde erken çocukluk eğitim kurumlarının yaygınlaştırılması ilk ve en kritik adımdır.
2. Örgün Eğitimde Kalite ve Kaynak Dağılımı Adaleti
Örgün eğitim sürecinde fırsat eşitsizliği genellikle okullar arası imkân farklılıkları, teknolojik altyapı eksiklikleri ve nitelikli öğretmen/rehberlik hizmetlerine erişimdeki dengesizlikler şeklinde kendini gösterir.
Malatya genelinde okulların fiziki altyapılarının (laboratuvar, kütüphane, dijital donanım) standardize edilmesi gerekir.
Özellikle dezavantajlı bölgelerdeki okullara sağlanan devlet destekleri ve ek kaynaklar artırılmalıdır.
Öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra sosyal ve kültürel gelişimlerini destekleyecek sosyal sorumluluk projeleri, sanat ve spor atölyeleri her okulda erişilebilir kılınmalıdır.
3. Hayat Boyu Öğrenme ve Yetişkin Eğitimi: Süreçlerin Tamamlayıcısı
Eğitim yalnızca çocukluk ve gençlik dönemine mahsus örgün bir süreç değildir. "Hayat Boyu Öğrenme" felsefesi, bireyin yaşamı boyunca bilgi, beceri ve yeterliliklerini geliştirmesini hedefler. Malatya'da yetişkin eğitimi ve halk eğitimi merkezlerinin rolü bu noktada hayati önem taşır:
Mesleki Eğitimin Güncellenmesi: Malatya’nın ekonomik dinamiklerine (kayısı tarımı, tekstil, hafif sanayi vb.) uygun olarak yetişkinlere yönelik nitelikli meslek edindirme kurslarının düzenlenmesi, işsizliğin azaltılmasında ve istihdamda fırsat eşitliğinin sağlanmasında etkilidir.
Dijital Okuryazarlık ve Teknolojik Uyum: Dijitalleşen dünyada yetişkinlerin ve özellikle kırsal kesimdeki bireylerin dijital okuryazarlık becerilerini kazanması, bilgiye erişimde fırsat eşitliğinin bir gereğidir.
Kapsayıcı Kurslar: Dezavantajlı grupların (kadınlar, geçici koruma altındaki veya dezavantajlı göçmen gruplar, engelli bireyler) toplumsal hayata entegrasyonu için Halk Eğitimi Merkezleri bünyesinde erişilebilir kurs programları çeşitlendirilmelidir.
Sonuç ve Öneriler
Malatya’da eğitimde fırsat eşitliği; okul öncesi eğitimden başlayarak örgün eğitimin tüm kademelerini kapsayan ve yetişkin eğitimiyle ömür boyu süren bütüncül bir ekosistem olarak ele alınmalıdır. Bu doğrultuda şu stratejik adımlar önerilmektedir:
Coğrafi ve Sosyoekonomik Analiz: Malatya'nın tüm ilçelerinde ve mahallelerinde eğitime erişim engelleri haritalandırılmalı, dezavantajlı bölgelere pozitif ayrımcılık ilkesiyle kaynak aktarılmalıdır.
Kurumlar Arası İş Birliği: Üniversiteler (İnönü ve Turgut Özal Üniversitesi), yerel yönetimler, Millî Eğitim Müdürlüğü ve sivil toplum kuruluşları ortak projeler geliştirerek yetişkin eğitimi ve hayat boyu öğrenme ağlarını güçlendirmelidir.
İzleme ve Değerlendirme Mekanizmaları: Eğitim yatırımlarının ve fırsat eşitliği projelerinin etkililiği düzenli olarak veriye dayalı yöntemlerle ölçülmelidir.
Sonuç olarak; Malatya’nın sosyal ve ekonomik kalkınması, toplumun tüm kesimlerinin adil, nitelikli ve sürekli bir eğitim hakkından yararlanabilmesi ile doğrudan mümkündür. Eğitimde atılacak her adil adım, şehrin geleceğine yapılan en kalıcı yatırımdır.
Dr. Sefa SEZER
Malatya Kent Konseyi, kentin binlerce yıllık köklü geçmişini ve kültürel birikimini “Beydağı’nın Gölgesinde: 10 Bin Yıllık Malatya” başlığıyla düzenlenecek kapsamlı bir fotoğraf sergisi ve panelle ele alıyor.
Malatya Kent Konseyi Tarih ve Kültür Mirası Çalışma Grubu organizasyonunda ve Malatya Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilecek etkinlik, 17 Eylül Perşembe günü saat 13.00’te Arslantepe Karşılama Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Program, kentin zengin tarihsel mirasının korunmasına dikkat çekmeyi ve toplumsal hafızayı tazelemeyi amaçlıyor.
Program, Malatya’nın tarihsel ve kültürel dokusunu gözler önüne serecek özel bir fotoğraf sergisiyle başlayacak. Sergi açılışının ardından düzenlenecek panelde ise kentin binlerce yıllık geçmişi, kültürel mirası ve tarihsel sürekliliği alanında uzman isimler eşliğinde derinlemesine tartışılacak.
Moderatörlüğünü Tarihçi-Yazar ve Malatya Kent Konseyi Tarih ve Kültür Mirası Çalışma Grubu Temsilcisi Orhan Tuğrulca’nın üstleneceği panele; İtalya Roma La Sapienza Üniversitesi’nden Prof. Dr. Francesca Balossi Restelli, Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Karagöz ve İnönü Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’nden Prof. Dr. Murat Zengin konuşmacı olarak katılım sağlayacak.
Programın önemine değinen Tarihçi-Yazar Orhan Tuğrulca, Malatya’nın kritik bir yeniden yapılanma sürecinden geçtiğine dikkat çekti. Deprem sonrasındaki ihyâ ve inşa çalışmalarının yalnızca fiziki bir yapılanma olarak ele alınamayacağını belirten Tuğrulca, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Malatya’nın binlerce yıllık bir geçmişi, bu topraklarda kök salmış büyük bir kültürel birikimi ve güçlü bir kent hafızası var. Yeni Malatya’yı inşa ederken bu hafızayı korumak ve geleceğe taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur. Malatyalı kendi şehrinin tarihini bilmeli, bu toprakların taşıdığı değerin farkında olmalıdır. Çünkü tarih yalnızca kitaplardaki bilgi değil, yaşadığımız şehrin kimliğidir.”
Panelin sadece geçmişe dönük bir tarih anlatısı olmayacağını vurgulayan Tuğrulca, Malatya’nın tarihsel sürekliliğinin ve coğrafi aidiyetinin bugünün şehriyle nasıl harmanlanacağını ele alacaklarını ifade etti. Tuğrulca, "Bu topraklarda iz bırakan medeniyetleri, kültürel mirasımızın korunmasını ve geleceğe aktarılma yöntemlerini konuşacağız. Özellikle deprem sonrasında yeniden şekillenen Malatya açısından bu buluşmanın çok anlamlı olduğuna inanıyor, tüm hemşehrilerimizi bu köklü programa davet ediyoruz" diyerek çağrıda bulundu.
Kaynak: Malatya Kent Konseyi
Kurumsal iktisat ve yerel kalkınma dinamikleri açısından oda ve borsa seçimleri, iş gücü piyasalarının, ticari akışların ve bölgesel yatırım önceliklerinin şekillenmesinde kritik bir demokratik mekanizma oluşturmaktadır. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) organ seçimleri; toplam 33 meslek komitesinde temsil yetkisini elde etmek amacıyla kıyasıya bir rekabete sahne olmuştur. Bu analiz raporu, seçim sonuçlarının sektörel dağılımını, aday listelerinin oy üstünlüğü dinamiklerini ve yerel ekonomik yönetişim üzerindeki olası yansımalarını ampirik veriler ışığında incelemektedir.
MTSO bünyesinde faaliyet gösteren 33 meslek komitesinin tamamında sandık süreçlerinin tamamlanmasıyla birlikte, komite bazlı temsil oranları netleşmiştir. Yapılan resmî dökümlere göre, kurumsal temsil ve yönetim sürekliliği açısından ortaya çıkan tablo şu şekildedir:
Oğuzhan Ata Sadıkoğlu Listeleri: Toplam 18 meslek komitesinde üstünlük sağlayarak odanın genel yönetim vizyonunda çoğunluğu ve oy üstünlüğünü elde etmiştir.
Mahmut Boyraz Ekibi: 13 meslek komitesinde zafere ulaşarak güçlü bir muhalefet ve temsil gücü ortaya koymuştur.
İstisnai Komite Sonuçları: 19. Meslek Komitesi'nde iki aday liste arasında oylar berabere sonuçlanmış; 27. Meslek Komitesi'nde ise ne yazılı listeler ne de blok yapılar ağırlık kazanmış, bağımsız liste seçimi üstlenmiştir.
Seçim sonuçları, Malatya iş dünyasının çoğulcu bir yapıya sahip olduğunu ve sektörel komiteler nezdinde homojen olmayan bir temsil dağılımı barındırdığını kanıtlamaktadır. 18 komitelik çoğunluğu elinde bulunduran yönetim yapısı, önümüzdeki dönemde kentin ticaret ve sanayi vizyonunun planlanmasında ana yürütücü aktör konumuna yerleşirken; 13 komite ve bağımsız temsilcilerin varlığı, odanın karar alma süreçlerinde çok seslilik ve denetlenebilirlik ilkelerinin aktif olarak işletileceğini göstermektedir.
Bu bağlamda MTSO organ seçimleri, yalnızca bir idari değişim veya tescil süreci değil; bölgesel kalkınma projelerinin, sanayi yatırımlarının ve üyelerin sektörel sorunlarının çözümünde yeni bir uzlaşı ve rekabet zeminini tescil etmiştir.
Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni tebliğle birlikte, deprem bölgesindeki özel okul öğrencilerine sağlanan eğitim ve öğretim desteğinde süreç netleşti. Millî Eğitim Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanan karara göre; Malatya, Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ile Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde eğitim desteği uygulaması 2026-2027 eğitim ve öğretim yılında da sürecek.
Yeni düzenleme, daha önce destek kapsamına alınmış ancak henüz eğitim kademesini tamamlamamış olan öğrencilerin hak kaybı yaşamasını önlemeyi hedefliyor.
Kapsamdaki Sınıflar: 2023 yılında yayımlanan tebliğle kapsama giren ve 2026-2027 döneminde ilkokul 4. sınıf, ortaokul 8. sınıf ile ortaöğretim 12. sınıf seviyesinde öğrenim gören öğrenciler destekten faydalanmaya devam edecek.
Anaokulu / Okul Öncesi: Özel okul öncesi kurumlara devam eden 48-66 ay aralığındaki çocuklar, en fazla bir eğitim yılıyla sınırlı olmak kaydıyla destek alabilecek.
Süre Sınırı: Örgün eğitim veren özel ilkokul, ortaokul ve liselerdeki T.C. vatandaşı öğrenciler için verilecek destek, resmî okullardaki ilgili öğretim kademesinin normal süresini aşamayacak.
Eğitim desteğinin bütçelenmesi ve dağıtımında tek bir kriter yerine çok yönlü bir değerlendirme mekanizması işletilecek. Değerlendirme sürecinde öne çıkan başlıklar şunlar:
Ailenin Gelir Durumu: Öğrencinin hane halkı gelir düzeyi temel kriterlerden biri olacak.
Bölgesel Durum: Yörenin gelişmişlik seviyesi ve kalkınmada öncelik derecesi dikkate alınacak.
Başarı ve Okul Durumu: Öğrencinin ve tercih edilen okulun başarı seviyesi ile bölgedeki toplam öğrenci yoğunluğu değerlendirilecek.
Öncelikli Öğrenciler: Kanunen öncelik tanınan öğrenci grupları ayrıcalıklı olarak değerlendirmeye tabi tutulacak.
Resmî Gazete’de yayımlandığı tarih itibarıyla geçerlilik kazanan tebliğ hükümleri, 2026-2027 eğitim ve öğretim yılı boyunca uygulanacak. Sürecin yürütülmesinden Millî Eğitim Bakanı ile Hazine ve Maliye Bakanı sorumlu olacak.
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), milyonlarca memur adayının merakla beklediği 2026-KPSS Lisans sınav sonuçlarının açıklandığını duyurdu.
ÖSYM'nin internet sitesinden yapılan resmi açıklamaya göre; 6 Eylül tarihinde gerçekleştirilen 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu ile 12-13 Eylül tarihlerinde uygulanan Alan Bilgisi oturumlarına ait değerlendirme süreçleri tamamlandı.
Adaylar, sınav sonuçlarına 7 Ekim saat 06.00 itibarıyla ÖSYM'nin resmi sonuç sistemi olan sonuc.osym.gov.tr adresi üzerinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle erişim sağlayabilecekler.
Kaynak: ÖSYM
Malatya’da eğitim çağındaki çocukların huzurlu ve emniyetli bir ortamda yetişmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen değerlendirme toplantısında konuşan Malatya Valisi Sayın Seddar Yavuz; okul güvenliği, dijital takip, veli-okul iş birliği ve çocuklara gösterilmesi gereken ailevi ilgiye dair stratejik mesajlar verdi.
6 Şubat depremlerinin ardından Malatya genelinde 125.239 bağımsız bölümün yeniden inşa edildiğini belirten Vali Seddar Yavuz, fiziki imar kadar nesillerin ihyasının da öncelikli hedef olduğunu vurguladı. Yavuz, çocukların ve gençlerin bedensel, zihinsel ve ruhsal gelişimlerinin taviz verilemez bir kamu görevi olduğunu altını çizerek ifade etti.
Okul ve yurt çevrelerindeki emniyet tedbirlerine dair güncel verileri paylaşan Vali Yavuz, il genelinde yürütülen dijital ve fiziksel denetimleri şu başlıklarla özetledi:
644 Okulda Dijital İzleme: Şehir genelindeki okul kamera sistemleri aktif olarak izlenmekte ve yüz tanıma teknolojisi dâhil tüm altyapı etkin biçimde kullanılmaktadır.
Risk Analizli Okullar: Yüksek risk grubundaki 27 okulda sabit kolluk personeli görev yaparken, il genelindeki 577 okulda 615 kolluk görevlisi ve 419 okul bahçesi personeli aktif görev almaktadır.
Yoğun Saha Taraması: 2026 yılının ilk 9 ayında 7.031 okul/yurt çevresi denetimi, 12.681 çevre iş yeri kontrolü ve 39 bin metruk alanda güvenlik taraması gerçekleştirilmiştir.
Güvenliğin yalnızca idari ve emniyet tedbirleriyle sağlanamayacağına dikkat çeken Vali Yavuz, velilere ve eğitim idarecilerine yönelik şu hususların altını çizdi:
İlgi ve Davranış Değişikliği Takibi: Ailelerin çocuklarıyla nitelikli zaman geçirmesi, arkadaş çevresini ve olası davranış değişikliklerini yakından gözlemlemesi gerektiği hatırlatıldı.
Yapıcı ve Şeffaf Diyalog: Okul idarecileri, öğretmenler ve veliler arasında ön yargıdan uzak, yapıcı ve iş birliğine dayalı bir iletişim ikliminin korunması vurgulandı.
Sporun Koruyucu Gücü: Bağımlılık ve kötü alışkanlıklarla mücadelede en etkili kalkanın spor olduğu belirtilerek, her öğrencinin en az bir spor dalına yönlendirilmesi hedefi yinelendi.
Yeşilyurt Kent Konseyi, sosyal belediyecilik ve toplumsal dayanışma anlayışı doğrultusunda Yeşilyurt Hasan Çalık Devlet Hastanesi önünde hasta ve hasta yakınlarına yönelik sıcak çorba ikramı uygulamasını başlattı.
"Bir tas çorba, bir gönül" anlayışıyla hayata geçirilen çalışma kapsamında, her sabah erken saatlerde hastaneye gelen vatandaşlara, hasta yakınlarına ve sağlık çalışanlarına sıcak çorba ikram edilerek güne moral ve destekle başlanması sağlanıyor.
Yeşilyurt Kent Konseyi tarafından yapılan değerlendirmede, zorlu hastane süreçlerinde vatandaşların yanında olmanın ve bir nebze de olsa içlerini ısıtmanın hedeflendiği vurgulandı. Kent genelinde sosyal yardımlaşma ve gönül bağlarını güçlendiren bu tür saha çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.
Yeşilyurt Kent Konseyi
Türkiye savunma sanayisinin öncü kuruluşlarından ASELSAN’ın Malatya yapılanması bünyesinde görevlendirilmek üzere yayımladığı "Elektrik-Elektronik Teknisyeni" alım ilanı, bölgesel istihdam ve sanayi-eğitim entegrasyonu açısından büyük önem taşıyor.
Açılan pozisyon ile Malatya'da teknolojik altyapının güçlendirilmesi, nitelikli insan kaynağının üretim süreçlerine kazandırılması ve mesleki-teknik eğitimin yerel sanayi ihtiyaçlarıyla uyumlaştırılması hedeflenmektedir. Mavi yaka statüsünde ve tam zamanlı olarak planlanan kadroya yönelik başvuruların kısa sürede yüksek sayıya ulaştığı bildirilmiştir.
Söz konusu istihdam sürecinde adayların teknik donanımları ve uygulama becerileri ön planda tutulmaktadır. Yayımlanan resmi ilana göre adaylarda aranan başlıca akademik ve mesleki kriterler şu şekildedir:
Eğitim Arka Planı: Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri ile Meslek Yüksekokullarının (MYO) Elektrik, Elektronik veya Mekatronik bölümlerinden örgün eğitim diplomasına sahip olmak.
Teknik Deneyim: Elektronik kart ile kablaj üretimi süreçlerine hakimiyet, 1 ila 10 yıl arası mesleki tecrübe, teknik dokümantasyon okuma yetkinliği ve IPC elektronik üretim standartları bilgisi.
Ekipman ve Sistem Kullanımı: Osiloskop ve güç kaynağı gibi test ekipmanlarını etkin kullanabilme, mikroskop ile görsel muayene gerçekleştirebilme.
Dijital ve Yabancı Dil Yeterliliği: MS Office ve Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) yazılımlarına hakimiyet ile temel düzeyde İngilizce dil bilgisi.
Yerel İstihdam Şartı: Çalışma disiplinine ve yerel kalkınma modeline katkı sağlamak amacıyla Malatya’da ikamet etme koşulu.
ASELSAN’ın Malatya’daki yatırımları ve insan kaynağı tedarik süreçleri; kentin orta ve yüksek teknoloji üretim kapasitesinin artırılmasında, meslek yüksekokulu ile teknik lise mezunlarının istihdama doğrudan katılımında kritik rol oynamaktadır.
Başvuru takvimi ve değerlendirme süreçlerine ilişkin güncel detaylar kurumsal kariyer portalı üzerinden takip edilebilmektedir.
🌐 Haber Detayları: www.malatyaegitimagi.com.tr
📢 Malatya Eğitim Ağı | Eğitim • Öğrenci • Kalkınma • Gelecek
ASELSAN
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın başkanlığında gerçekleştirilen Mevsimlik Tarım İşçiliği İzleme ve Değerlendirme Kurulu Toplantısı’nda, tarım işçilerinin çalışma ve barınma standartlarının yükseltilmesi ile sürdürülebilir model önerileri detaylıca değerlendirildi.
Toplantıda söz alan Malatya Valimiz Sayın Seddar Yavuz, kentin bu alandaki geniş sahadan edindiği tecrübe ve çözüm odaklı tekliflerini aktararak Malatya'nın mevsimlik tarım işçiliğindeki stratejik rolünü ve taleplerini gündeme taşıdı.
Toplantı sonrası kritik açıklamalarda bulunan Bakan Vedat Işıkhan, Mevsimlik Tarım İşçileri Projesi (METİP) bünyesinde yürütülen faaliyetlere dikkat çekti. Mevcut durumda 21 şehirde toplam 37 aktif noktada hizmet veren METİP alanlarının verimliliğini artırmayı amaçladıklarını vurgulayan Işıkhan; kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve üretici birliklerinin ortak katılımıyla daha dinamik modeller kurulacağını belirtti.
Gündemin öncelikli başlıklarından biri de tarım işçileri ile ailelerinin yaşam kalitesi oldu. Toplantıda alınan kararlar doğrultusunda;
İşçilerin ve çocuklarının eğitim, sağlık, ulaşım ve sosyal hizmetlere kesintisiz erişim sağlaması,
Yaşam alanlarındaki temel altyapı ihtiyaçlarının kurumlar arası koordinasyonla hızlıca karşılanması hedefleniyor.
Malatya Valimiz Sayın Seddar Yavuz'un ilettiği saha deneyimleri ve yerel çözüm önerileri, önümüzdeki dönemde uygulanacak politikalar için önemli bir referans oluşturdu. Kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesiyle, mevsimlik tarım işçilerinin hem çalışma şartlarının hem de sosyal imkânlarının iyileştirilmesine yönelik adımların kararlılıkla atılacağı ifade edildi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Işıkhan başkanlığında düzenlenen METİP Toplantısı'nda, Malatya Valimiz Sayın Seddar Yavuz ilimizin saha tecrübesini ve çözüm önerilerini aktardı. Mevsimlik tarım işçilerimizin yaşam ve çalışma koşullarını iyileştirecek adımlar kararlılıkla sürdürülüyor.
Üniversite öğrencilerinin ekonomik desteklerle güçlendirilmesi ve çalışma hayatına hazırlanması amacıyla hayata geçirilen İŞKUR Gençlik Programı’nda yeni dönem başvuruları yaklaşıyor. Türkiye genelinde 150 bin üniversite öğrencisinin faydalanacağı bu kapsamlı program, öğrencilere hem eğitim hayatlarında maddi katkı sunmayı hem de profesyonel hayata ilk adımı atmalarını sağlamayı hedefliyor.
Program kapsamında öğrencilere sağlanacak finansal destek detayları da netleşti. Buna göre:
Günlük Destek Ödemesi: 1.375 TL
Aylık Katılım: Ayda 14 gün katılım
Toplam Aylık Destek: 19.250 TL
Bu önemli destek mekanizması, gençlerin bütçelerine katkı sağlarken aynı zamanda ders programlarını aksatmayacak esnek bir çalışma modeli sunuyor.
Üniversite öğrencilerinin yoğun ilgi göstermesi beklenen program hakkında ayrıntılı bilgi almak ve başvuru süreçlerini takip etmek için resmi İŞKUR portalı ziyaret edilebilir.
🔗 Haberin Detayları ve Başvuru İçin:
“Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri Projesi” çatısı altında düzenlenen Mezun–İşveren Eşleştirme Programı, yoğun bir katılım ve büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi.
Program sayesinde DİGEM’de (Dijital ve Yenilikçi Gençlik Merkezi) eğitim alarak mezun olan yaklaşık 100 gencimiz, alanında öncü iş dünyası temsilcileri ve işverenlerle bir araya gelme fırsatı yakaladı. Gençlerimiz, aldıkları nitelikli eğitimleri somut iş ve staj fırsatlarına dönüştürürken, potansiyel işverenleriyle birebir görüşme ve mülakat deneyimi yaşama imkânı buldu.
Eğitim, öğrenci, kalkınma ve gelecek vizyonumuz doğrultusunda; genç istihdamının artırılması, nitelikli iş gücünün sektörel ihtiyaçlarla buluşturulması ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlanması hedefleniyor. Düzenlenen bu eşleştirme programı, gençlerin iş hayatına hızlı ve donanımlı bir şekilde adapte olmaları adına kritik bir köprü görevi üstlendi.
Malatya Büyükşehir Belediyesi
İmalat sanayinde üretim ve istihdamın sürekliliğini desteklemek, işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırmak ve sektörün dayanıklılığını artırmak amacıyla yürütülen İstihdamı Koruma Destek Programı’nda yeni bir dönem başladı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleştirilen imza töreninde; KOSGEB ile kamu, özel ve katılım bankalarının temsilcileri arasında genişletilmiş program protokolü imzalandı. Yeni düzenlemeyle KOBİ’lerin yanı sıra büyük işletmeler de destek kapsamına alınırken, KOSGEB tarafından karşılanan finansman desteği 10 puandan 12 puana yükseltildi.
Program kapsamında işletmelerin büyümelerini ve istihdam kapasitelerini korumalarını hedefleyen yeni finansal düzenlemeler şu şekilde belirlendi:
KOBİ’ler İçin Kredi Üst Limiti: 50 Milyon TL
Büyük İşletmeler İçin Kredi Üst Limiti: Daha önce 50 milyon TL olan limit 150 milyon TL’ye çıkarıldı.
Vade İmkanı: Krediler, azami 6 ay anapara ödemesiz dönemli ve toplamda azami 36 ay vadeli olarak kullanılabilecek.
KOSGEB Finansman Desteği: 2026 yılı Ocak-Haziran dönemindeki ortalama aylık prim gün sayısını Temmuz-Aralık döneminde koruyan işletmeler için finansman desteği 12 puana yükseltildi.
Ağustos 2026 itibarıyla program kapsamında onaylanan başvurular doğrultusunda:
17 bin 843 işletmeye toplam 11,2 milyar TL destek sağlanarak 685 bin 953 istihdamın korunmasına doğrudan katkı sunuldu.
4 bin 127 işletme ise 15,4 milyar TL tutarında finansmana erişim sağlama imkânı buldu.
İmalat sanayisinde (NACE Kısım C) faaliyet gösteren, İşletme Beyanı güncel olan gerçek veya tüzel kişi statüsündeki KOBİ’ler ve büyük işletmeler programa başvuru yapabilecek. Teminat yetersizliği yaşayan KOBİ’ler için KGF, KFK ve İGE aracılığıyla kefalet desteği sunulacak.
Krediler; Ziraat Bankası, VakıfBank, Halkbank, TEB, İş Bankası, Garanti BBVA, Akbank, Yapı Kredi, DenizBank, QNB Bank, Ziraat Katılım, Kuveyt Türk, Emlak Katılım, Türkiye Finans ve Vakıf Katılım olmak üzere 15 banka aracılığıyla kullandırılacak.
İstihdamı Koruma Destek Programı’nın genişletilen imkânlarından yararlanmak isteyen işletmeler, başvurularını 1 Eylül – 31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirebilecektir.
Malatya Eğitim Ağı | Eğitim • Öğrenci • Kalkınma • Gelecek
🌐 Haber Detayları: https://www.malatyaegitimagi.com.tr