1. GİRİŞ VE SAHA İNCELEMESİ
Malatya Valisi Sayın Seddar Yavuz, il genelinde yürütülen yaygın eğitim politikaları, mesleki beceri kazandırma projeleri ve somut olmayan kültürel mirasın korunmasına yönelik saha çalışmaları kapsamında, Battalgazi Halk Eğitim Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren Halı Kursunu ziyaret ederek incelemelerde bulunmuştur.
Gerçekleştirilen saha ziyaretinde; atölyelerin teknik altyapısı, ham madde tedarik süreçleri, geleneksel motiflerin dokuma tezgahlarına aktarım metodolojisi ve kursiyerlerin üretim kapasiteleri yerinde değerlendirilmiştir. İncelemeler sırasında il ve ilçe millî eğitim yöneticileri, halk eğitim merkezi idarecileri, usta öğreticiler ve kursiyerler hazır bulunmuştur.
2. SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI VE SOSYO-KÜLTÜREL BELLEK
Geleneksel Türk dokuma sanatı, asırlar boyunca Anadolu coğrafyasının estetik, sosyolojik ve tarihsel birikimini bünyesinde barındıran en temel kültürel miras unsurlarından biridir. İncelemeleri esnasında usta öğreticiler ve kursiyerlerle bir araya gelen Vali Seddar Yavuz, dokuma tezgahlarında şekillenen her bir ilmeğin yalnızca maddi bir ürün değil, aynı zamanda kolektif hafızamızın ve sosyo-kültürel belleğimizin canlı bir tezahürü olduğuna dikkat çekmiştir.
Vali Yavuz değerlendirmelerinde şu hususları vurgulamıştır:
Kültürel Aktarım: Geleneksel motiflerin ve dokuma tekniklerinin bozulmadan gelecek kuşaklara aktarılması, milli kimliğin ve yerel kimliğin korunmasında hayati rol oynamaktadır.
Eğitim Merkezlerinin Rolü: Halk eğitim merkezleri, yalnızca teorik ve pratik bilginin aktarıldığı öğrenme alanları olmanın ötesinde; kültürel değerlerin ihya edildiği, yaşatıldığı ve toplumsal bilincin güçlendirildiği stratejik kurumlardır.
3. BÖLGESEL KALKINMA, MESLEKİ EĞİTİM VE KADIN İSTİHDAMI
Yaygın eğitim faaliyetlerinin en temel hedeflerinden biri, bireylere nitelikli mesleki beceriler kazandırarak onları üretken ekonomik aktörler haline getirmektir. Halı dokumacılığı eğitimi; yerel iş gücünün niteliğini artırma, hane halkı gelirini destekleme ve özellikle kadınların ekonomik hayata katılımını teşvik etme noktasında yüksek bir potansiyel taşımaktadır.
Ziyaret kapsamında ele alınan stratejik kalkınma başlıkları şunlardır:
Yerel İstihdamın Desteklenmesi: Kursiyerlerin edindikleri zanaat becerileri sayesinde mikro girişimcilik olanaklarına erişmesi ve bölgesel pazarlarda yer alabilmesi.
Kapasite Gelişimi: Halk eğitim merkezlerinin teknik teçhizat ve atölye imkanlarının modernize edilerek üretim standartlarının yükseltilmesi.
Pazarlama ve Markalaşma: Geleneksel el sanatları ürünlerinin katma değerli nihai mallara dönüştürülerek yerel ve ulusal düzeyde pazarlanabilmesi için altyapı çalışmalarının planlanması.
4. KURUMLAR ARASI İŞ BİRLİĞİ VE GELECEK PERSPEKTİFİ
Somut olmayan kültürel mirasın ihya edilmesi ve yaygın eğitimin etki alanının genişletilmesi, multidisipliner ve çok paydaşlı bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır. Malatya Valiliği öncülüğünde; Millî Eğitim Müdürlükleri, Halk Eğitim Merkezleri, Yerel Yönetimler ve Kalkınma Ajansları arasında koordineli bir çalışma modeli benimsenmiştir.
Ziyaretin sonunda Valilik Makamı tarafından yapılan değerlendirmede; üretim süreçlerindeki nitelikli iş gücü, sabır ve gayretleri dolayısıyla tüm kursiyerler ile usta öğreticilere teşekkür edilmiş, çalışmalarında başarı temennileri iletilmiştir. İl genelinde geleneksel sanatların ihyası ve halk eğitimi merkezlerinin kurumsal kapasitelerinin artırılmasına yönelik stratejik projelerin kararlılıkla sürdürüleceği kamuoyuna saygıyla duyurulmuştur.
Düzenleyen: Sefa SEZER
Halk Eğitim Merkezi, Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Şehit Aileleri ve Gaziler iş birliğiyle hayata geçirilen "Kalbimdeki Sanat-2" projesi kapsamında, şehit ve gazi yakınlarının el emeği göz nuru eserlerinden oluşan çini ve grafik sergisi düzenlendi. Sanatsal zenginliğinin yanı sıra taşıdığı manevi değerle de büyük dikkat çeken sergi, protokolün ve vatandaşların yoğun katılımıyla kapılarını açtı.
Malatya Büyükşehir Belediyesi Taşhoron Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış törenine il protokolü geniş bir katılım gösterdi. Törende; Malatya Valisi Seddar Yavuz, 2’nci Ordu Komutanı Korgeneral Zorlu Topaloğlu, 7. Ana Jet Üs Komutanı Hv. Plt. Tuğg. Serdar Akkoyun, Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Mehmet Fatih Güven, İl Emniyet Müdürü Kayhan Ay, AKP İl Kadın Kolları Başkanı Esin Yılmaz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Yener Oba, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Faruk Ergün, Halk Eğitim Merkezi Müdürü Bilal Ülger, Battalgazi Belediye Başkan Yardımcısı İsmet Sarıgül ile Türkiye Şehit Aileleri yakınları ve gaziler yer aldı.
Şehit ve gazi yakınlarının ellerinden çıkan 100 adet çini ve grafik eserden oluşan sergi, davetlilerden tam not alırken, bu anlamlı etkinlik katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı.
Doğu Anadolu Bölgesi’nde yetişkin eğitiminin güçlendirilmesi, yalnızca bireylerin mesleki ve dijital becerilerinin geliştirilmesi değil; aynı zamanda bölgesel kalkınma kapasitesinin, sosyal dayanıklılığın ve beşerî sermayenin güçlendirilmesi açısından stratejik bir gerekliliktir. Bu doğrultuda yapay zekâ, dijital okuryazarlık, girişimcilik, STEM, kodlama, sürdürülebilirlik ve yaşam boyu öğrenme alanlarının yetişkin eğitimine entegre edilmesi, bölgenin değişen ekonomik ve toplumsal koşullara uyum kapasitesini artırabilir.
Özellikle yapay zekâ teknolojilerinin eğitim, tarım, sağlık, kamu hizmetleri, girişimcilik ve üretim süreçlerinde giderek daha fazla kullanıldığı günümüzde, Doğu Anadolu’da yetişkinlerin bu dönüşümün dışında bırakılmaması büyük önem taşımaktadır. Yapay zekâyı yalnızca kullanan değil, çalışma mantığını anlayan, eleştirel değerlendirebilen ve kendi üretim süreçlerine uyarlayabilen bireylerin yetiştirilmesi, dijital dönüşümün toplumsal tabana yayılması açısından temel bir politika alanı olarak görülmelidir.
Bu kapsamda yetişkin eğitimi; bilgisayar kullanımından yapay zekâ okuryazarlığına, temel kodlamadan veri okuryazarlığına, dijital girişimcilikten e-ticarete, üretken yapay zekâ araçlarından dijital içerik geliştirmeye kadar genişleyen bir çerçevede yeniden ele alınmalıdır. Halk Eğitim Merkezleri, üniversiteler, BİLSEM'ler, gençlik merkezleri, belediyeler, meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör arasında kurulacak güçlü iş birlikleri, bölgesel ölçekte sürdürülebilir bir yetişkin öğrenme ekosisteminin oluşmasına katkı sağlayabilir.
Bu yaklaşımın nihai hedefi yalnızca dijital beceri kazandırmak değil; öğrenen bireyden üreten bireye, üreten bireyden girişimciye, girişimciden ise bölgesel kalkınmanın aktörüne uzanan bir dönüşüm oluşturmaktır. Bu nedenle Doğu Anadolu Bölgesi için yetişkin eğitimi, bir kurs faaliyeti olarak değil; beşerî sermayeyi güçlendiren, istihdamı destekleyen, yenilikçiliği teşvik eden ve yerel kalkınmayı hızlandıran bir seferberlik modeli olarak değerlendirilmelidir.
Özellikle Malatya başta olmak üzere bölgedeki yerel ihtiyaçlar dikkate alınarak tasarlanacak “Yapay Zekâdan Kalkınmaya Yetişkin Eğitim Seferberliği” modeli; dijital dönüşüm ile bölgesel kalkınma politikalarını aynı zeminde buluşturabilir. Böylece yaşam boyu öğrenme anlayışı yalnızca bireysel gelişime değil, yerel üretim kapasitesine, istihdama, girişimciliğe, sosyal dayanıklılığa ve sürdürülebilir kalkınmaya doğrudan katkı sağlayan stratejik bir mekanizmaya dönüşebilir.
Sefa SEZER
Ağrı Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde mezun öğrencilere yönelik açılan Destekleme ve Yetiştirme Kursları (DYK), sosyal adalet ve fırsat eşitliği temelinde kurgulanan yaygın eğitim modellerinin akademik başarı üzerindeki doğrudan etkisini bir kez daha kanıtladı. 2025-2026 eğitim-öğretim döneminde 13 uzmandan oluşan öğretmen kadrosu ve 86 kursiyerin katılımıyla yürütülen pedagojik süreç, tıp fakültesinden mühendisliğe uzanan geniş bir yelpazede stratejik bir kitlesel başarıya dönüştü.
Veri Odaklı Pedagojik Takip ve Sınav Analizleri
Süreç boyunca uygulanan öğrenme öğretim stratejileri; yalnızca müfredat aktarımıyla sınırlı kalmayıp, sürekli ölçme-değerlendirme mekanizmalarıyla desteklendi. Eylül ayında haftalık deneme sınavlarıyla başlayan akademik takip sistemi, mayıs ayı itibarıyla günlük simülasyon sınavlarına dönüştürüldü. Sınav analiz çıktıları üzerinden gerçekleştirilen bireyselleştirilmiş geri bildirimler, kursiyerlerin öğrenme kayıplarını tespit etmede ve hedef odaklı tamamlama eğitimleri sunmada kritik bir işlev gördü.
Yaygın Eğitimden Tıp Fakültesine Uzanan Başarı Başarımı
Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçları, ücretsiz kamu destekli hazırlık kurslarının yükseköğretim erişilebilirliğindeki rolünü gözler önüne serdi. Kurs programını tamamlayan gençlerden biri, gösterdiği üstün performansla Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesini kazanarak geleceğin hekim adayları arasına adını yazdırdı.
Yerleştirme verileri genel hatlarıyla incelendiğinde;
Tıp ve Sağlık Bilimleri: 1 Tıp Fakültesi, 1 Diş Hekimliği ve 6 Sağlık Lisans programı,
Mühendislik ve Teknik Bilimler: 12 Mühendislik Fakültesi,
Diğer Yükseköğretim Alanları: 10 Lisans ve 17 Ön Lisans programı olmak üzere,
toplam 47 öğrenci nitelikli üniversite programlarına yerleşme hakkı kazandı.
Elde edilen bu somut çıktılar; sistemli bireysel çalışma disiplininin, kurumsal öğretmen desteğinin ve analiz tabanlı rehberlik süreçlerinin bir araya gelmesiyle yaygın eğitim kurumlarının akademik fırsat eşitliği yaratmadaki dönüştürücü gücünü açıkça ortaya koymaktadır.
Kaynak: Ağrı, İHA
Düzenleyen: Dr. Sefa SEZER
Malatya Valisi Sayın Seddar Yavuz başkanlığında, Vali Yardımcısı Sayın Talat Tabur, İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Nihat Şad, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Sayın Rıza Murat Türksoy ve paydaş kurum müdürlerinin katılımıyla "İl Hayat Boyu Öğrenme Komisyonu Toplantısı" düzenlenmiştir. Toplantıda, il genelinde sürdürülen yaygın eğitim faaliyetlerinin niteliği ve bölgesel kalkınmaya sunduğu katma değer akademik bir yaklaşımla değerlendirilmiştir.
Kentsel ve bireysel gelişimde sürdürülebilir eğitimin rolünün vurgulandığı oturumda; mevcut hayat boyu öğrenme programlarının kapsayıcılığı, istihdam odaklı beceri kazandırma stratejileri ve kurumlar arası iş birliği mekanizmaları detaylıca ele alınmıştır. Gelecek döneme ilişkin planlamaların ve stratejik adımların istişare edildiği toplantı, Malatya'nın eğitim ekosistemini güçlendirme ve öğrenen toplum yapısını pekiştirme hedefi doğrultusunda tamamlanmıştır.
Öne Çıkan Başlıklar Neler Oldu:
Üst Düzey Katılım: Valilik, İnönü Üniversitesi, Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurum idarecilerinin eş güdümlü yönetişim modeli.
Stratejik Değerlendirme: Yaygın eğitim faaliyetlerinin mevcut durum analizi ve gelecek dönem vizyonel planlamaları.
Bölgesel Etki: Hayat boyu öğrenme kanallarıyla toplumsal kapasite ve beşerî sermaye gelişiminin desteklenmesi.
Kaynak: T.C. Malatya Valiliği / Valimiz Sn. Seddar YAVUZ
Gelişen teknolojik paradigmalar, bireysel ve toplumsal gelişim süreçlerinin geleneksel örgün eğitim sınırlarını aşmasını zorunlu kılmaktadır. Bu çalışmada, teknoloji odaklı kitlesel organizasyonların ve informal öğrenme alanlarının, hayat boyu öğrenme (lifelong learning) süreçlerine olan etkisi inceleme konusu yapılmıştır. Türkiye’de Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda şekillenen TEKNOFEST gibi bütüncül yapılar, bireylerin bilişsel, duyuşsal ve psikomotor becerilerinin sürekli gelişimini destekleyen özgün birer dinamik öğrenme ekosistemi olarak ele alınmaktadır.
21. yüzyıl bilgi toplumunda bilginin yarılanma ömrünün kısalması ve teknolojideki eksponansiyel ivmelenme, eğitim bilimlerinde köklü bir zihniyet dönüşümünü beraberinde getirmiştir. Eğitim, artık bireyin belirli yaş dilimlerinde tamamladığı statik bir süreç değil; doğumdan itibaren yaşamın tüm evrelerine yayılan dinamik ve sürekli bir adaptasyon mekanizmasıdır. Bu doğrultuda, kurumsallaşmış yapılar ile informal (sınıf dışı/yaygın) öğrenme alanlarının entegrasyonu, toplumsal yetkinlik düzeyinin artırılmasında kritik bir rol üstlenmektedir.
Geleneksel eğitim modelleri büyük oranda teorik aktarıma dayanırken, teknoloji odaklı festival ve yarışma süreçleri John Dewey’in deneyimsel öğrenme kuramı (experiential learning theory) ile doğrudan örtüşmektedir. Birey; bilgyi pasif bir alıcı olarak değil, bir projeyi tasarlarken, problemi çözerken ve ürünü ortaya koyarken bizzat inşa eder.
Bu süreçte elde edilen temel kazanımlar şu başlıklar altında toplanabilir:
21. Yüzyıl Becerilerinin İçselleştirilmesi: Karmaşık problem çözme, eleştirel düşünme, disiplinlerarası iş birliği ve esneklik gibi üst düzey bilişsel becerilerin pratik sahada kazanılması.
Yaşlar Arası Öğrenme ve Etkileşim: İlkokul kademesinden lisansüstü düzeydeki araştırmacılara ve yetişkin uygulayıcılara kadar geniş bir yaş spektrumunun aynı ortamda bulunması, dikey ve yatay bilgi aktarımını olanaklı kılar.
Motivasyon ve Öz Yetkinlik Algısı: Bireylerin ürettikleri teknolojileri somut çıktılara dönüştürmeleri, Bandura’nın öz yetkinlik (self-efficacy) kavramı çerçevesinde akademik ve kişilki gelişimlerini doğrudan destekler.
Teknoloji festivalleri yalnızca bireysel gelişimi değil, aynı zamanda kitlesel düzeyde bir merak ve bilim kültürü oluşumunu tetikler. Erken yaşta yüksek teknoloji ürünleriyle (İHA, SİHA, zırhlı amfibi sistemler, yapay zekâ uygulamaları vb.) doğrudan temas kuran çocuk ve gençlerde bilimsel merak güdüsü pekişmektedir.
Toplumun geniş kesimlerinin bu ekosistemlere dahil edilmesi, teknolojiye olan tutumu "tüketici" pozisyonundan "üretici ve sorgulayıcı" pozisyona evirir. Dolayısıyla bu organizasyonlar, toplumsal ölçekte bir niteliksel dönüşüm ve hayat boyu süren bir öğrenme arzusu inşa eder.
Sonuç olarak, hayat boyu öğrenme vizyonunun sürdürülebilir kılınması, örgün eğitim müfredatlarının toplumsal ve teknolojik pratiklerle desteklenmesine bağlıdır. TEKNOFEST gibi devasa katılımlı teknoloji platformları; bireylerin teknik yetkinliklerini artırmanın yanı sıra, toplumsal öğrenme motivasyonunu sürekli kılan stratejik birer informal eğitim Laboratuvarı niteliği taşımaktadır. Geleceğin öğrenen toplum modelinin tesisi, bu tür bütüncül ekosistemlerin niteliksel ve niceliksel olarak geliştirilmesiyle mümkündür.
Sefa SEZER