Bilgi ve iletişim teknolojilerinin günlük yaşamın her alanına entegre olması, bireylerin eğitim alışkanlıklarını köklü bir biçimde dönüştürmüştür. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 16-74 yaş grubunda genel internet kullanım oranı 2026 yılında yüzde 92,3 seviyesine ulaşmıştır. Bu dijitalleşme ivmesine paralel olarak, internet üzerinden eğitim, mesleki gelişim ve bireysel öğrenme faaliyetlerinde bulunan bireylerin oranı yüzde 22,9 olarak kaydedilmiştir. Bu oran, Türkiye genelinde yaklaşık her dört kişiden birinin dijital öğrenme süreçlerine aktif katılım gösterdiğini ortaya koymaktadır.
Zaman ve Mekan Sınırlamasız Eğitim
Malatya özelinde de eğitim ve öğrenim süreçlerinde dijital altyapıların rolü giderek artmaktadır. Akıllı telefon, tablet ve bilgisayar gibi teknolojik donanımların yaygınlaşması, bireylerin coğrafi ve zamansal kısıtlamalardan bağımsız olarak nitelikli eğitim içeriklerine erişimini kolaylaştırmaktadır.
TÜİK verileri, makro düzeydeki bu eğilimin uzun vadeli gelişimini gözler önüne sermektedir. Türkiye genelinde internet tabanlı öğrenme faaliyetlerine katılım oranı 2017 yılında yüzde 6,5 iken, 2026 yılında yüzde 22,9’a yükselmiştir. Demografik kırılımlar incelendiğinde, bu oran kadınlarda yüzde 23,5, erkeklerde ise yüzde 22,4 olarak gerçekleşmiştir.
Çevrim İçi Kurslar ve Materyal Kullanımındaki Gelişmeler
Dijital öğrenme faaliyetlerinin alt kategorileri incelendiğinde, çevrim içi kursların önemli bir paya sahip olduğu görülmektedir. Türkiye genelinde internet üzerinden kurs alanların oranı 2017’de yüzde 2,5 seviyesindeyken, 2026 yılında yüzde 7,9’a ulaşmıştır. Cinsiyet bazlı dağılımda erkeklerin oranı yüzde 8,1, kadınların oranı ise yüzde 7,8 olmuştur.
Benzer şekilde, çevrim içi eğitim materyallerinden istifade edenlerin oranında da artış kaydedilmiştir. 2017 yılında yüzde 4,4 olan bu oran, 2026’da yüzde 16,6’ya çıkmıştır. Söz konusu materyallerden yararlanan kadınların oranı yüzde 17,3, erkeklerin oranı ise yüzde 16,1 olarak tespit edilmiştir.
Eğitim Süreçlerinde Dijital İletişim Ağları
Çevrim içi öğrenme dinamiklerinin bir diğer boyutu da eğitimcilerle kurulan dijital etkileşimdir. Sesli veya görüntülü iletişim araçları vasıtasıyla eğitimcilerle ya da akranlarla iletişim kurarak gerçekleştirilen eğitim faaliyetlerinin oranı, 2017’deki yüzde 3,1 seviyesinden 2026’da yüzde 11,5’e yükselmiştir. Bu oran kadınlarda yüzde 12,5, erkeklerde ise yüzde 10,6 olarak ölçülmüştür. Bu bulgular, internetin yalnızca statik bir bilgi deposu olarak değil, aynı zamanda pedagojik etkileşimin sürdürüldüğü dinamik bir iletişim mecrası olarak işlev gördüğünü kanıtlamaktadır.
Kovid-19 pandemisi sürecinde yüz yüze eğitime getirilen kısıtlamaların dijitalleşme geçişini hızlandırdığı, salgın sonrasında ise artan teknolojik araç çeşitliliği ve zenginleşen çevrim içi içerik arzının bu eğilimi kalıcı hâle getirdiği anlaşılmaktadır. Malatya'daki öğrenciler, profesyoneller ve sürekli öğrenme prensibini benimseyen bireyler açısından çevrim içi platformlar, geleneksel örgün eğitime nitelikli bir alternatif ve tamamlayıcı unsur sunmaktadır.
Kaynak: TÜİK