Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından 91 ülkenin katılımıyla uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçları, Millî Eğitim Bakanlığı ve OECD tarafından eş zamanlı olarak kamuoyuna açıklanmıştır. 15 yaş grubundaki öğrencilerin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarındaki okuryazarlık düzeylerini ölçen çalışma, Türkiye’nin eğitim sistemindeki nicel ve nitel gelişim ivmesini gözler önüne sermektedir.
Akademik Performans ve Göreli Sıralama Değişimleri
PISA 2025 nihai sonuçları incelendiğinde; küresel ölçekte ve OECD genelinde ortalama puanlarda belirgin bir düşüş eğilimi gözlemlenirken, Türkiye her üç alanda da puanlarını ve göreli sıralamasını artırarak tarihî bir başarı kaydetmiştir:
Fen Bilimleri: Türkiye, fen okuryazarlığında ortalama puanını 494’e yükselterek 482 olan OECD ortalamasını ve 443 olan dünya ortalamasını geride bırakmıştır. PISA 2022'ye kıyasla OECD ülkeleri arasında 15 basamak birden yükselerek 14. sıraya yerleşmiştir.
Okuma Becerileri: 472 ortalama puana ulaşan Türkiye, 461 olan OECD ortalamasının üzerine çıkmış; OECD ülkeleri sıralamasında 17 basamak yükselerek 13. sıraya yerleşmiştir.
Matematik: 462 puana ulaşan Türkiye, 463 olan OECD ortalamasını yakalamış ve tüm ülkeler ortalamasının (429) 33 puan üzerine çıkmıştır.
Türkiye, son 10 yıllık periyotta her üç disiplinde de performansını sürekli artıran tek OECD üyesi ülke konumuna erişmiştir.
Üst Düzey Performans ve Eğitimin Niteliğindeki İyileşme
PISA 2025 verileri, sadece temel okuryazarlık seviyesinde değil, karmaşık problem çözme becerilerine sahip "üst düzey performans" gösteren öğrenci oranlarında da kritik bir eşiğin aşıldığını göstermektedir. Fen bilimlerinde üst düzey performans gösteren öğrenci oranı %4,0'ten %7,4'e yükselerek %7,2 olan OECD ortalamasını ilk kez geride bırakmıştır. Ayrıca okullardaki fiziki/sosyal öğrenme ortamları ve eğitim personeli niteliğindeki iyileşme indeksleri, Türkiye'de eğitimde fırsat eşitliği ve altyapı yatırımlarının akademik çıktılara olumlu yansıdığını doğrulamaktadır.
Üst Düzey Performans, Fırsat Eşitliği ve Öğrenme Ortamları
PISA 2025 verileri, sadece temel okuryazarlık seviyesinde değil, karmaşık problem çözme becerilerine sahip "üst düzey performans" gösteren öğrenci oranlarında da kritik bir eşiğin aşıldığını göstermektedir. Fen bilimlerinde üst düzey performans gösteren öğrenci oranı %4,0'ten %7,4'e yükselerek %7,2 olan OECD ortalamasını ilk kez geride bırakmıştır. Matematikte bu oran %7,9'a, okuma becerilerinde ise %4,2'ye ulaşmıştır.
Ayrıca raporda yer alan anket verilerine göre;
Türkiye'deki fiziki ve sosyal öğrenme ortamlarındaki iyileşme oranı OECD ortalamasının üzerine çıkmıştır.
Eğitim personeli niteliğindeki artış ve öğretmen yetersizliğinin giderilme oranı OECD standartlarını aşarak eğitimde fırsat eşitliği yatırımlarının somut çıktısı olmuştur.
Kaynak: Milli Eğitim Bakanlığı - PİSA 2025
PISA 2025 Verileri Ekseninde Malatya’nın Eğitim Stratejisi ve Beşerî Sermaye Projeksiyonu
Türkiye’nin PISA 2025 performansında fen bilimleri (494 puan), okuma becerileri (472 puan) ve matematik (462 puan) alanlarında kaydettiği tarihî yükseliş, ulusal ölçekte yakalanan ivmenin yerel eğitim ekosistemlerine entegre edilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Malatya Eğitim Ağı olarak, açıklanan nihai verileri kentimizin orta ve uzun vadeli insan kaynağı planlaması açısından bir sıçrama tahtası olarak değerlendiriyoruz.
1. Analitik Beceriler ve Bilimsel Okuryazarlık Odaklı Müfredat Entegrasyonu
PISA 2025’te fen bilimlerinde üst düzey performans gösteren öğrenci oranının %7,4’e yükselerek OECD ortalamasını geride bırakması, nitelikli eğitim yaklaşımının sahadaki karşılığıdır. Malatya’daki ortaöğretim kurumlarımızda ezbere dayalı öğrenme modellerinden, veri analizine ve bilimsel sorgulamaya dayalı stem-andragoji formatlarına geçiş hızlandırılmalıdır.
2. Yerel Üniversiteler İle Akademik Köprülerin Kurulması
İnönü Üniversitesi ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nin teknik ve akademik birikimi, lise düzeyindeki öğrencilerimizin PISA’nın ölçtüğü "üst düzey problem çözme" becerilerine uyarlanmalıdır. Erken yaşta laboratuvar, AR-GE ve akademisyen mentörlüğü imkânı sunarak kentin akademik başarı ortalamasını ulusal rekorların üzerine çıkarma potansiyeline sahibiz.
3. Eğitim Personeli Niteliği ve Fırsat Eşitliğinin Sürdürülebilirliği
Raporun öne çıkardığı en kritik unsurlardan biri, fiziki altyapı ve öğretmen niteliğindeki artışın OECD ortalamasının üzerine çıkmasıdır. Kentimizin geçirdiği sosyo-ekonomik süreçler dikkate alındığında; dezavantajlı bölgelerdeki okullara teknolojik altyapı desteği sağlamak ve öğretmenlerimize yönelik sürekli mesleki gelişim (andragojik) programları düzenlemek temel önceliğimizdir.
Saygılarımızı arz ederken;
Malatya Eğitim Ağı olarak hedefimiz; PISA 2025’in ortaya koyduğu küresel başarı standartlarını Malatya'nın yerel potansiyeliyle birleştirmektir. Gençlerimizi sadece sınavlara değil; küresel düzeyde rekabet edebilen, analitik düşünen ve kentin kalkınmasına doğrudan katkı sunan nitelikli birer beşerî sermaye unsuru olarak yetiştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.